Uzun yıllar kira ödeyenlerin istediği tek şey bir an önce kendi evlerine sahip olabilmek. Bu hayali gerçekleştirmek isteyenlerin çoğu çareyi banka kredilerinde buluyor. Maddi yük ve ipotek altına alınan uzun yılların insanların psikolojilerini bozabileceğine dikkat çeken uzmanlar, yağmurdan kaçarken doluya tutulmama hatırlatmasında bulunuyor.

Kirada oturan kişilerin her an ev sahibi tarafından çıkarılma riski ile karşı karşıya olduğunu düşündüğüne dikkat çeken Üsküdar Üniversitesi Etiler Polikliniği Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, bu durumun kaygıyı yükselttiğini söyledi.

Maddi külfet ruh sağlığını etkiliyor!

Günümüzde ev sahibi olmanın maddi külfetler altına girmeyi gerektirdiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Alper Evrensel, bu külfetin doğurduğu kaygıların olduğunu belirterek terazinin iki kefesine iki durumu koyan kişilerin tercihini daha çok ev almaktan yana kullandıklarını dile getirdi.

Psikiyatri Uzmanı Yrd.Doç. Dr. Alper Evrensel, ev almadan önce ince eleyip sık dokumak gerektiğini hatırlatarak ruh sağlığının bozulmaması için şu uyarılarda bulundu:

Ev alma kararını vermeden önce ruhsal olarak buna hazır olmak ve etraflıca konuyu analiz etmek gerekmektedir. Zira altına girilen maddi yük ve ipotek altına alınan 10-15 yıllık zaman insanların psikolojilerini bozabiliyor.

Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın!

Ev satışı ile ilgili piyasada sürekli çok cazip gibi görünen kampanyalar görülmektedir. Bu kampanyaların hedef kitlesi kirada oturmaktan bunalmış, sıkıntılı,kaygılı hatta depresyonda olan kişilerdir. Bu kişilerin karar verme becerileri önemli ölçüde bozulmuş olabilir.

Kampanyanın büyüsü ani karar vermeye neden olabilir!

Kampanyanın büyüsüne kapılarak tezcanlı şekilde acele karar verilebilir.

Ardından uzun yıllar kredi ödeme, bu süreçte işsiz kalma endişesi gibi kaygılar ve sorunlar ortaya çıkabilir. Kredinin ödenememesi nedeniyle icraya düşme, boşanma hatta intihar gibi çok olumsuz sonuçlarla karşılaşılabilmektedir.

Fazla cesaret telafisi zor hatalara neden olabilir!

İnsanların kampanyalar karşısında çok daha bilinçli ve dingin bir ruh hali ile hareket etmesi gerekmektedir. Eğer aşırı cesaretli bir ruh hali fark ediyorlarsa mutlaka bir psikiyatriste müracaat etmelidirler. Bu ruh halindeki kişler kendi durumlarının farkında olmayabilirler. Bu durumda ise ev almak isteyen kişinin yakınları gerçeği daha net değerlendirebilir.

Maddi imkân ve gerçeklerle bağdaşmayan bir adım atılma arefesinde olunduğu fark edilirse de devreye mutlaka psikiyatri hekimi girmelidir. Tedavi sonrasında kişi daha ayakları yere sağlam basan şekilde davranacaktır.’