“Konkordato” kavramı son günlerde duymaya alıştığımız kavramların biri haline geldi. Önemli şirketlerin konkordato ilanı haberleri üzerine, doğal olarak “Nedir bu konkordato?” sorusu akla geliyor.

Dürüst bir borçlunun talebinin, kanunda öngörülen nitelikle çoğunlukla alacaklılar tarafından kabulü ve yetkili makamca tasdik edilmesi sonucunda oluşan ve borçluya borçlarını tam olarak ödemesi kaydıyla süre verilmesini ya da kararlaştırılan oranda bütün adi borçlarında indirim yapılması olanağını tanıyan hukuki kurum, “konkordato” olarak adlandırılır.

Sözü edilen hukuki kurum, hem borçlu ile alacaklılarını hem de kamunun menfaatlerini
gerçekleştirmeye yönelik bir işlevi üstlenmiş durumdadır. Özellikle, üretim süreci içerisinde yer almak suretiyle ülke ekonomisine katkıda bulunan ve binlerce işgücü istihdam eden iyiniyetli hukuk süjelerinin, konjonktürel dalgalanmalar, plân ve programda meydana gelen irade dışı sapmalar gibi ellerinde olmayan nedenlerden ötürü, içine düştükleri malî sıkıntılar yüzünden iflâs yoluyla tasfiye edilmelerine göz yumulması ya da rıza gösterilmesi, hem üretim kaybına ve dolayısıyla kamu ekonomisinin zarar görmesine hem de bir takım insanların işsiz kalmasına ve dolayısıyla sosyal barışı ve güvenliği bozabilecek ya da tehdit edebilecek tutum ve davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle, son işaret edilen durumun, bizim ülkemiz gibi ekonomik istikrarsızlığın ve yoğunenflasyonist koşulların egemen olduğu ülkelerde ortaya çıkması muhtemeldir. İşte bu tehlikenin doğumunun önlenmesi araçlarından birisini de
konkordato oluşturur.

Borçlunun konkordato mühleti talebinde bulunmasından, bu talebin tetkik merciince incelenip karara bağlanmasına kadar oldukça uzun bir zaman geçmektedir. Hatta, mühlet talebine ilişkin bu inceleme aylarca sürmektedir. Konkordato mühleti tdebinde bulunulmasından, bu talebin karara bağlanmasına kadar geçen dönem içerisinde, borçlunun malvarlığında alacaklıların zarara uğramasına yol açabilecek nitelikte hukukî işlemlerde bulunması mümkün olduğu gibi; alacaklıların da yeni takipler (özellikle, iflâs takipleri) yapmak suretiyle, onun konkordato girişimini etkisiz kılacak tutum ve davranışlar sergilemeleri mümkündür. Zira, konkordato mühletinin hükümleri, borçlunun konkordato mühleti talebinde bulunduğu tarihten itibaren değil; aksine, mühlet kararının verildiği tarihten itibaren hatta borçlunun tasarruf yetkisine getirilecek sınırlama açısından, bu kararın ilânı tarihinden itibaren işlemeye başlamaktadır.