Suudi Arabistan’ın Katar’ı “adaya dönüştürmeyi” planladığı projenin yapımına yakında başlanacağı bildirildi.

Suudi Arabistan’ın Mekke gazetesinde yer alan habere göre, Kraliyet Müsteşarı Suud el-Kahtani, Selva Kanalı projesinde tekliflerin sunulması için son günün gelecek pazartesi olduğunu açıkladı.

Bu projenin uygulanması için uluslararası 5 şirketten teklif alınırken, ihaleyi kazanan şirket yada konsorsiyum, tekliflerin son sunulma tarihinden itibaren 90 gün içerisinde duyurulacak.

Gazetenin haberine göre, söz konusu proje 1 yıl içinde tamamlanacak.

Kahtani, Twitter hesabından ise “Selva Kanalı’nın hafriyatı başlıyor” etiketiyle yayımlanan “Katar devletini bir adaya dönüştüren mükemmel projeden dolayı Suud halkına tebrikler” paylaşımını kendi hesabından yeniden yayımladı.

Daha önce de benzeri paylaşımları yapan Kahtani, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Katar, Suudi Arabistan’a ait askeri üssün bulunduğu Selva Adası’nın bir parçası olacak. Tarih de bir zamanlar o topraklarda bir ülkenin olduğunu hatırlayacak. Selva Adası’nı oluşturma kararı, uluslararası hukuka aykırı mıdır, Suudi Arabistan’ın orada bir askeri üs kurma hakkı var mıdır, nükleer reaktörünü ve nükleer reaktör atıklarını oraya atma hakkına sahip midir? Tabii ki yüzde 10 bin hakkı vardır. Bu egemenliktir ey sadece egemenliğin ismini bilenler.”

Suudi Arabistan’da internet üzerinden yayın yapan “Sabq” gazetesi geçen nisan ayında yayımladığı haberde, Suudi Arabistan’ın, Katar ile arasındaki 60 kilometrelik tek kara sınırında kanal inşa etmek için tam teşekküllü bir turizm projesi üzerinde çalıştığı iddiasında bulunmuştu.

Projenin resmi makamlar tarafından onaylanmayı beklediği aktarılan haberde, kanalın Suudi Arabistanlı 9 yatırımcı firmanın bir araya gelmesiyle yaklaşık 2,8 milyar riyal maliyetle 12 ayda tamamlanacağı belirtilmişti.

Haberde, proje kapsamında 5 büyük otel ve tatil köyünün yanı sıra 2 yeni liman inşa edileceği bilgisi yer almıştı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır yönetimlerinin, 5 Haziran 2017’de Katar ile tüm diplomatik ilişkilerini kesmeleri ve ekonomik abluka uygulamaları Körfez bölgesinde krize yol açmıştı.