Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk-Kanal D ortak canlı yayınında Millet Bahçesi ve Kanal İstanbul ve 3. havalimanı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Erdoğan Millet Bahçesi’nin Central Park’ın 4 katı büyüklüğünde olacağını belirtirken Kanal İstanbul’un önemini İstanbul Boğazı’nda yalıya çarpan gemiyle anlattı.

Buket Aydın moderatörlüğündeki ‘Seçim Özel’de, Demirören Medya Grup Başkanı, Kanal D ve CNN TÜRK İcra Kurulu Başkanı Mehmet Soysal ve Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat sordu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçim süreciyle ilgili merak edilenleri yanıtladı.

Kanal İstanbul Projesi’ne dair muhalefetin açıklamaları ve Kanal İstanbul’un neden gerekli olduğuna ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, kısa süre öncesinde Boğaz’da bir yalıya geminin çarptığını anımsattı.

KANAL İSTANBUL

Yalıya tanker çarptığı takdirde büyük bir felaket yaşanacağına dikkati çeken Erdoğan, “Bu her an olabilir. Bu tür gemiler yalılara çarptı. Bu zevk için yapılan bir şey değil. Kanal İstanbul, stratejik bir projedir. Bunu yaptığımız anda İstanbul’umuza ayrı bir güzelliği katarken stratejik bir damgayı da vuracağız.” diye konuştu.

Erdoğan, Kanal İstanbul’un bütünüyle gerçekleştiği anda İstanbul’a çok farklı bir güzellik katacağını, kentsel dönüşümle birçok insanı Kanal İstanbul çevresine taşıyacaklarını, doğal yeni alanları değerlendireceklerini, yeni yapılanmalara gideceklerini ifade etti.

“DAHA İYİ ÇALIŞMASI LAZIM”

Bölgeye kat sayısı itibarıyla zemin 5 şeklinde binalar yaparak ayrı bir güzellik getirmenin gayreti içinde olacaklarını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kanal İstanbul’u anlamayanlar ne İstanbul’u ne Türkiye’yi anlayabilirler. Demek ki bunların böyle bir ufku, hayali, derdi yok. Benim böyle bir derdim var ve şimdi başlamadı bu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemden başladı. Dedim ya çıraklık, kalfalık. İşte o çıraklığınız, kalfalığınız olursa siz bunu yakalarsınız ama öyle bir durumunuz olmazsa bunu yakalayamazsınız. Bir zamanlar, birinci ve ikinci köprü olayında komünistler ‘istemezük’ diyordu. Şimdi bunlar da aynısını söylüyor. Bu biraz daha farklı gidiyor. ‘Birinciyi Demirel yaptı, ikinciyi Özal, üçüncüsünü Erdoğan yaptı, dördüncüyü de ben yapacağım’ diyor. Bunlar Özal’ın karşısına Necdet Calp’ı çıkardı. Özal karşısında Calp kalkıp da bu ülkeye bir şey kazandırabilir mi? Şimdi de durum aynı. İnce ince bir şeyler yapmaya çalışıyor. Şu süreci şöyle süratle geçeriz. Ondan sonra da bu konuları daha iyi anlayacak. Derslerine daha iyi çalışması lazım.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yönetim sistemini son hafta bir programla açıklayacağını belirtti.

MİLLET BAHÇESİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin çılgın projesi mutluluk, huzur ve toplumsal barış. İnsanlar mutsuz ve toplum kavgalı mı?” sorusu üzerine, İnce’nin söylediklerinin bir proje değil temenni olduğunu, mutluluğu ve huzuru neyle getirecekse bunu ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

Mutluluk ve huzur için somut bir şeyler gerektiğine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

“Biz ‘Türkiye’yi dört ana sütunun üzerinde yükselteceğiz’ dedik. Bunlar nedir? Eğitim, sağlık, adalet, emniyet. Bunun devamında ulaşım, enerji, tarım, dış politika var ama bu şimdi kalkıp projeyle konuşmuyor, hep kaçak güreşiyor. Biz bir şey söylüyorsak, ‘Onu ben söylemiştim’ diyor. Millet bahçeleri diyoruz, ‘Ben onu söylemiştim’ diyor. Bunlar, bizim büyükşehir belediye başkanlığımız sürecinden gelen projeler. Şu anda biz İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nı gündeme getirirken bir şey ortaya koyduk. Bu bambaşka olacak. Central Park’ın dört katı falan bu. Şimdi yeni statlar yapıyoruz, eski statları da Millet Bahçesi’ne dönüştürüyoruz.”

“İHTİYAÇLARA GÖRE ŞEKİL ALIR”

Erdoğan, “Yeşile dönüş biraz da öz eleştiri mi?” sorusu üzerine, Atatürk Havalimanı’nın olduğu yerin İstanbul’un çok içinde kaldığını dile getirdi.
Havalimanındaki terminal binasını fuar ve müze olarak kullanabileceklerini, bunun üzerinde çalışıldığını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Projeler ihtiyaçlara göre şekil alır. Bizim proje mimarları bu çalışmayı buna göre yürütüyorlar. Benim buradaki derdim şu: Geçen sahilde baktım, herkes iftar için hazırlık yapıyor. Arabadan indim ve hemen bir ailenin yanına yaklaştım. Herkes gelmeye başladı. Demek ki bir ihtiyaç var. Benim vatandaşım iftar saatinde sahile inip orada bulduğu ağacın altına giriyorsa bizim bunun çok daha büyüğünü yapmamız lazım. Atatürk Havalimanı inşallah bu işi görecek.”
Erdoğan, 29 Ekim’de açılışı yapılacak havaalanının dünyanın ilk üç havalimanından biri olacağını ve bağlantı yollarıyla şehre çok uzak olmadığını anlattı.

ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI

Üçüncü havalimanının isminin ne olacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

“Oranın 5 tane patronu var. Onlarla konuşup ondan sonra bunun adımını hayırlısı ile atarız. Gerçekten kendisine yakışan bir isim oraya bulalım. Şimdi orada biz bir televizyon programı yapacağız. O programla havaalanının geldiği son noktayı paylaşalım istiyoruz. Yüzde 90 bitmiş vaziyette. Bununla biz Türkiye’nin dünyaya bakışını, dünyanın da Türkiye’ye bakışını değiştireceğiz. İlk anlarda buranın yolcu potansiyeli yılda 90 milyon olacak. 2023’te yeni etaplarıyla yolcu potansiyeli 150 milyona çıkacak. Bu 150 ile 200 milyon arasında değişebilir.

Niye bize hasım, rakip gözüyle bakıyorlar? Türkiye büyüyor, uçuyor ama cumhurbaşkanı adaylığına soyunan kişi böyle bir havalimanını hazmedemiyor. Böyle bir Kanal İstanbul’u hazmedemiyor. Kanal İstanbul’un her iki tarafında biz yeni butik şehirler kuracağız. Bu şehirlerle İstanbul’un güzelliğine bir güzellik katacağız. Şu anda Panama’yı kimse bilmez ama kanalıyla tanınıyor. Aynı şekilde Süveyş. Kanal İstanbul da bizim stratejik önemimizi artıracak. Boğaz, o tehditlerden kurtulmuş olacak. Sadece orada turistleri gezdiren gemiler olacak. Büyük gemilerin hepsini Kanal İstanbul’dan geçirmek suretiyle bu tehditten kurtulalım.”