“Batılılaşan İstanbul’un Rum Mimarları” Sergisi Sanal Mimarlık Müzesi’nde açıldı.

İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 2010 yılında sergilenen, Osmanlı döneminde “Saray Mimarı”, “Padişahın Başmimarı” gibi unvanlarla devlette çok itibarlı mevkilere yükselen Rum mimarların eserlerinin de yer aldığı “Batılılaşan İstanbul’un Rum Mimarları” sergisi, kaçırmış olanlar için www.mimarlikmuzesi.org adresinden Türkçe, www.archmuseum.org adresinden İngilizce olarak yeniden sergileniyor. Küratörlüğünü Mimar Hasan Kuruyazıcı’nın yaptığı sergi, İstanbul’un şekillenmesinde rol oynayan ve bugün adı unutulmuş Rum mimarların katkılarını ortaya koymayı amaçlıyor.

Bugün adları unutulmuş olan Rum mimarların İstanbul’a kazandırmış oldukları eserleri bir araya getiren “Batılılaşan İstanbul’un Rum Mimarları” sergisi İstanbul’un mimari, tarihi, sanatsal ve kültürel hazinesini geliştirmeyi hedeflerken, İstanbul’un çok da bilinmeyen yüzünü gün ışığına çıkarıyor. İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde 2010 yılında sergilenen; Zoğrafyon Lisesi Mezunlar Derneği tarafından, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Kentsel Projeler Direktörlüğü’nün destekleriyle hayata geçirilen “Batılılaşan İstanbul’un Rum Mimarları” sergisini kaçırmış olanlar, Sanal Mimarlık Müzesi; www.mimarlikmuzesi.org ve www.archmuseum.org adreslerinden ziyaret edebilir.

İstanbul’da eserleriyle yaşayan mimarlar arasında, “mimar-ı saray-ı humayun” (saray mimarı) unvanını taşıyan ve 1880 yılında Taksim’deki Aya Triada Kilisesi’ni yapan Vasilaki Bey İoannidis ve oğlu “sermimar-ı hazret-i şehriyari” (padişahın başmimarı) unvanlı Yanko Bey İoannidis gibi önemli ve çok üst mevkilere kadar yükselmiş mimarlar serginin en dikkat çekici taraflarından birini oluşturuyor. Sergide ayrıca, 1895 yılında inşa edilen Heybeliada Ruhban Okulu’nun mimarı Perikles Fotiadis, 1881 yılında inşa edilen Özel Fener Rum Lisesi’nin mimarı Kostandinos Dimadis ve bugün Pera Müzesi olarak kullanılan Bristol Oteli’nin mimarı A. Manoussos da yer alıyor.

Bugün hâlâ Sultanhamam, Eminönü, Karaköy, Beyoğlu, Tarlabaşı, Sıraserviler, Pangaltı, Adalar, Boğaziçi, Kadıköy çevresinde bütün görkemiyle ayakta duran ve bu bölgelerin günümüzde de geçerliliğini sürdüren mimari karakterinin oluşmasını sağlayan iş hanlarının, apartmanların, okulların ve kiliselerin mimarlarının toplum tarafından tanınmıyor olduğu fikrinden yola çıkan sergi, alanında bir ilk olma özelliği de taşıyor.

Ayrıca Sanal Mimarlık Müzesi’nde yer alan “Galeri” bölümünden müzede bugüne kadar yayımlanmış tüm sergilere ulaşılabiliyor.