Birleşmiş Milletler yetkilisi Aslı Karabacak’a göre Türkiye’de herkesin yeni nesil yeşil binalarda oturması uzak bir hayal değil çünkü bu binaların geri ödeme süreleri 4,5 yıl gibi kısa olabiliyor.

Mimar Prof. Dr. Celal Abdi Güzer; “Enerjiyi de böyle büyük formüllere sıkışmış şekilde anlatmaya gerek yok. Örneğin; ‘Gerçekten bu yapıya ihtiyacım var mı, bu kadar büyük olmasına ihtiyacım var mı?’ sorusu ile değişime başlayabiliriz.”

48 yıldır ‘Yapı dünyasının bilgi merkezi’ olma işlevini sürdüren Yapı-Endüstri Merkezi (YEM) tarafından yeni nesil düşünme biçimleriyle “Sürdürülebilir tasarım ve kentleşme” kavramlarının önünü açmak, sürdürülebilir kentleşme politikalarını değerlendirerek yapı sektöründe farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen EKODesign Konferansı Poncebloc sponsorluğunda, YAPI Dergisi bilgi sponsorluğunda ve ÇEDBİK, GYODER, İNDER, ICVB, Türkiye İMSAD ve ULI Türkiye destekleriyle YEM’in Fulya’daki merkezinde düzenlendi.

Bu yıl 9’uncusu düzenlenen EKODesign Konferansı’na Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, Jonas Lundberg, Luca Molinari, Prof. Dr. Pınar Mengüç, Emre Gürsoy, Alper Derinboğaz, Aslı Karabacak ve Nilay Özeler Kanan gibi ‘yeşil tasarım’la ilgili önemli isimler dışında Enerji ve Çevre bakanlıklarından yetkililer katıldı.

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI, YENİLEBİLİR ENERJİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ENERJİ VERİMLİLİĞİ DAİRE BAŞKANLIĞI – KORKMAZ GÜL;
“Bütünleşik Bina Tasarım Yaklaşımının Türkiye Ortam ve Koşullarına Uyarlama Süreci” başlıklı oturumda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Enerji Verimliliği Daire Başkanlığı’ndan Makine Mühendisi Korkmaz Gül; binalara yönelik enerji performans sözleşmelerini hayata geçirmek için kanun tasarısı hazırlayıp meclise gönderdiklerini belirtti. Gül, bakanlıktaki teknik çalışmaların yanı sıra bünyesinde kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları gibi konu ile ilgili tüm paydaşların bulunduğu Enerji Verimliliği Koordinasyon Kurulu çalışmalarına da düzenlemelerde yer verildiğini söyledi.

Gül; “Öncelik temel standartları sağlamaya yönelik. Kentsel dönüşüm kapsamında yalıtımı iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapılması bizim için çok önemli. Biz doğadan ilham aldık. Sürdürülebilir kalkınma düşüncesi böyle doğdu. Bu düşüncenin 3 sacayağı var; ekonomik, çevresel, sosyal. İşte ‘Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımı’ bunları bir araya getiriyor” dedi.

ODTÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ – PROF. DR. CELAL ABDİ GÜZER;
Bütünleşik Bina Tasarım Yaklaşımının Türkiye’ye uyarlanması konusunda geniş kapsamlı çalışmalar yapan Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, bu yaklaşımın yaygın bir kültür olarak yerleşmesinin hayati derecede önemli olduğunu belirtti. Güzer; “Üç beş tane ayrıcalıklı yapıyı herkes yapar, dünyanın en geri kalmış yerlerinde bile böyle yapılar var. Bunun yaygın kabul görmesi, genel kültür olarak özümsenmesi, bilincin yayılması gerekiyor. Bunda da rol model olan kamu sektörünün öncülük yapması gerekiyor. Bütünleşik Bina Tasarım Yaklaşımı ile inşa edilecek yeni nesil yeşil binalar bu açıdan çok önemli” dedi. Prof. Dr. Güzer, söz konusu yaklaşımın mevcut sistemde daha iyi, çevreye duyarlı binaların yapılabileceğini ve katılımcı süreçlerin işleyebilir olduğunu gösterdiğini belirtti.

Son yılların gündemden düşmeyen konularında olan kentsel dönüşüme vurgu yapan Prof. Dr. Celal Abdi Güzer; “Türkiye’de ciddi bir yapı stoğu var. Sıfır noktasından başlamıyoruz. Yeni yeşil binaları yaparken var olanı da iyileştirmemiz gerekiyor. Kentsel dönüşüm müthiş bir şans. Ancak bunu iyi kullanmadığımız yönünde endişelerim var. Kentsel dönüşüm yerinde yeniden yapmaya dönüştüğü zaman amacının dışına çıkıyor. Böyle yaparak faydalanılabilecek birçok şeyden faydalanmamış oluyoruz. Kentsel dönüşüm doğru uygulanırsa bünyesine enerji meselesi ve başka şeyler rahatlıkla katılabilir. Enerjiyi de böyle büyük formüllere sıkışmış şekilde anlatmaya gerek yok. Örneğin; ‘Gerçekten bu yapıya ihtiyacım var mı, bu kadar büyük olmasına ihtiyacım var mı?’ sorusu ile değişime başlayabiliriz” dedi.

“HERKES YENİ NESİL YEŞİL BİNALARDA OTURABİLİR, MALİ SIKINTI YOK”
Enerji verimliliği yüksek yeni nesil yeşil binaların inşasında finansman ile ilgili bir sıkıntı olduğunu düşünmediğini söyleyen Prof. Dr. Güzer; Türkiye’de enerjiye müthiş miktarda para harcandığını, maliyetin azalacağına inandığı zaman vatandaşların bununla ilgili yatırım yapacağını söyledi. Yüksek enerji maliyetinin kültürel önlemlerle ve alternatif enerjilere geçerek düşürmenin mümkün olduğunu belirten Güzer, bu bağlamda güneş enerjisinin iyi bir örnek olacağını vurguladı. Güzer; “Güneş enerjisi ile ilgili yasal düzenlemeler yapılır ve insanlara da imkân verilirse dönüşümü Türkiye’de cep telefonları modellerinin değişimi kadar hızlı olur. Yeter ki sağlam bir altyapısı ve teşvik sistemi olsun. Başarmak için mali yükten ziyade bürokratik kolaylık ve teşvik sistemi çok önemli. Almanya gibi uluslararası başarı öykülerine baktığımızda iyi planlanmış teşvik sistemlerinin etkili olduğunu görüyoruz” dedi.

“KAYNAKLARI DOĞRU KULLANMAZSAK GÜNEŞ BİLE İŞE YARAMAYACAK”
Prof. Dr. Celal Abdi Güzer, “Dünyada tüketim kültürü pompalanıyorken, kimlikler yarışmalarla belirleniyorken bunu söylemek kolay değil ama insanların daha minimal tüketimlerle yaşamaları mümkün. Atık dönüşüm meselesi de bir zorunluluk olarak gündeme gelecek çünkü kaynaklar bitiyor. Önlem almazsak pil yapamıyor olacağız mesela, bir süre sonra güneş enerjisi bile işe yaramayacak hale gelecek” dedi.

ODTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Celal Abdi Güzer sözlerine şöyle son verdi: “İnsanlar bu dönüşümün kendisi ile ilgili olduğunu, kendisine dokunduğunu, bir lüks ve dışarıdan bakılan bir şey olmadığını, üç beş romantik akademisyenin meselesi olmadığını anlamalı, hissetmeli. Şu an bebek adımları ile gidiyor ama bir anda çok sahiplenilebilir.”

UNDP TÜRKİYE BİNALARDA VERİMLİLİĞİNİN ARTIRILMASI PROJESİ YÖNETİCİSİ – ASLI KARABACAK;
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP Türkiye Binalarda Verimliliğinin Artırılması Projesi Yöneticisi ve Yüksek Çevre Mühendisi Aslı Karabacak’a göre Türkiye’de herkesin yeni nesil yeşil binalarda oturması uzak bir hayal değil. Türkiye’de özel sektörün bu zorunluluğun farkına vardığını ve üretim tesisleri dâhil binaların enerji verimli sürdürülebilir yeşil binalara dönüşmeye başladığını belirten Karabacak, yeşil binaların geri ödeme sürelerinin de sanılanın aksine çok uzun olmadığını kaydetti.

Aslı Karabacak; “Türkiye’de özel sektör bu konuya ilgi duyuyor ancak kamu ayağı eksikti.. Projemizin doldurduğu yer tam da burası oldu. Kamuda yeşil dönüşümün kısa sürede yapılabileceğini gösterdik. Güzel olan şu ki projemize Enerji, Çevre ve Milli Eğitim bakanlıkları büyük destek verdi” dedi. İnşaatı devam etmekte olan demo binalardan birinin 4,5 yılda kendini ödemesi inanılmaz bir sonuç. Bakanlıkların istekleri değerlendirildi ve inşaatları devam etmekte olan Ankara’daki 5 demo binada yerel koşulları da göz önünde bulundurduk. Bu konu çok olumlu ve önü açık bir konu.” dedi.
“İCADA GEREK YOK, CEPHE OPTİMİZASYONU BİLE TASARRUF SAĞLAR”
Aslı Karabacak; “Binayı küçük çözümlerle bile enerji verimli hale getirebilirsiniz. Örneğin binayı tasarlarken beş derece döndürdüğünüzde ya da pasif sistemler kullanarak enerji kazancınız oluyor. İşte tam da bu noktada bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı devreye giriyor. Bazı teknolojiler tabii ki maliyetli ancak bütünleşik bina tasarımı yaklaşımı ile azami fayda sağlanabilir” dedi.

“4,5 YILDA KENDİNİ ÖDÜYOR”
Bütünleşik Bina Tasarımı Yaklaşımı ile tasarlanan binaların 4,5 yılda kendini ödemesinin muazzam bir sonuç olduğunu vurgulayan Karabacak, bakanlıklarla yaptıkları projelerin belgeselini çekerek kamuoyunu bilgilendirmede kullanılacak eğlenceli dokümanlar elde edileceğini söyledi.

Türkiye’de enerji verimliliğinin kamuoyu nezdinde şimdiye kadar sadece mantolama olarak görüldüğünü ifade eden Karabacak; bu konuda her ne kadar geride olunsa da Türkiye’nin gelişmiş ülkelere nazaran hala konut üretmeye devam etmesinin Bütünleşik Bina Tasarım Yaklaşımının yerleşmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Karabacak; “Avrupa’da konutlar değişmiyor fakat biz her yıl büyük miktarda bina inşa etmeye devam ediyoruz. Henüz üretme aşamasındayken; bütünleşik bina tasarımı yaklaşımının Türkiye’de oturtulmasının tam zamanı. Bakanlıkların büyük desteği bu yaklaşımın kısa sürede kabullenileceği anlamına geliyor” dedi.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI, MESLEKİ HİZMETLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE TESİSAT DAİRESİ, ENERJİ VERİMLİLİĞİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ YÜKSEK MİMAR NİLAY ÖZELER KANAN;
“Bütünleşik Bina Tasarım Yaklaşımının Türkiye Ortam ve Koşullarına Uyarlama Süreci” başlıklı oturumda konuşan Yüksek Mimar Nilay Özeler Kanan ise enerji etkin bina tasarımında bütünleşik tasarımının ne olduğunu anlatarak konuşmasına başladı.

“BU YAKLAŞIMIN EKONOMİK, SOSYAL VE ÇEVRESEL AVANTAJLARI VAR”
Kanan buradaki amacın çevreyi korumak, maliyeti düşürmek ve kaliteyi artırmak olduğunu kaydetti. Bütünleşik bina tasarımı yaklaşımında kullanılan aktif teknolojilerden bahseden Kanan, bu yaklaşıma dünya mimarlığından örnekler verdi. Kanan, BBTY’nin ekonomik, sosyal ve çevresel avantajlarının bulunduğuna dikkatleri çekerek, tasarım, malzeme ve işçilik maliyetlerinin yüksek olmasının sistemin dezavantajı olduğunu belirtti.