I-AM’in marka, iç mimari ve dijital tasarımlarıyla tamamlanan Cloud 7 Otelleri’nin İstanbul’daki ilk şubesi 1 Şubat’ta açılıyor.

Mimarlar, endüstriyel tasarımcılar, iletişimciler ve grafik tasarımcılardan oluşan tasarım ve marka deneyimi ajansı olan I-AM, multi-disipliner yapısıyla marka, mimari ve dijital tasarım çözümleri sunuyor. Dünya standartlarında müşteri deneyimleri yaratırken önce derinlemesine araştırma ve analizler yürüten I-AM’in markalar ve müşterileri arasında güçlü duygusal bağlar kuran sıradışı tasarımlarının gücü, kullandığı metodlardan kaynaklanıyor.

Yeme-içme sektöründen bankacılık sektörüne kadar birbirinden farklı projeler yaratan ekibi ile markalara yeni bir bakış açısı ve görünüm kazandıran I-AM, yaratıcı projelerine bir yenisini daha ekledi.

I-AM ve CLOUD 7
Hızlı yaşayan, spontane seyahat eden, sosyal, eğlenceli, sürprizleri seven ve teknolojiyi iyi kullanan yeni nesil genç konuklarına hizmet verecek olan bir şehir oteli olan Cloud 7’nin marka, mimari ve dijital tasarımları I-AM tarafından gerçekleştirildi.

I-AM’in Kurucu Ortaklarından Emre Kuzlu, Cloud 7 projesiyle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Müşteri deneyimi yaratma konusunda küresel deneyimimizle ve uzman ekibimizle sıfırdan oluşturduğumuz, mottosu ‘hayal et, keşfet, ilham ver, yaşa, tanış ve paylaş’ olan “the art of spontaneous living” konsepti için oldukça modern ve dünya çapında ses getirecek yeniliklere sahip bir otel yarattık. İç mimari unsurlardan marka oluşturmaya, dijital öğelerden çalışanların kıyafetine, kullanılacak basılı malzemelere kadar çok ince ve bütünlüklü bir çalışma sergiledik.”

Cloud7, Michael O Shea’nın yatırım araçlarından olan Kerten firmasına ait. O Shea, Cloud7 ile ilgili olarak, 2020 yılı itibarıyla Doğu Avrupa, Kafkaslar ve Orta Doğu’da uygun maliyet, stil ve maceraya önem veren dijital yeniliklere açık olan konukların bir numaralı tercihi olmayı hedeflediklerini belirtti.

AKILLI OTEL
Cloud 7’nin konsept ve iç mimari tasarımında konukların diğer konuklarla ve çevreleriyle iletişim sağlaması için teknoloji ve iletişim imkanları ön planda tutuldu. Alışılmış resepsiyon, lobi alanı gibi tanımlı mekanlar yerine farklı modlara uyum sağlayabilen alanlar tasarlandı. Resepsiyon bankosu gibi bir otelde olmazsa olmaz gibi görünen unsurlar paylaşımlı masalar olarak tasarlandı ve otele ilişkin her türlü işlem (check in, check out) misafirlerin online olarak kendi başlarına yapabilecekleri şekilde teknolojik bir alt yapı ile kurgulandı. Otelin lobi/giriş katında genç, dinamik, eklektik ve eğlenceli bir tasarım dili benimsenirken, odalarda rahat/konforlu, canlı ve ilham veren bir tasarım dili benimsendi. Otelde şaşırtıcı, ilham veren öğelerin kullanımına özen gösterildi ve tüm bunlar teknoloji ile birleştirildi. Örneğin, duvardaki bir sanat eserini cep telefonunuzdan satın almanız bile mümkün.
Hızlı şehir yaşamına ve seyahat tarzına spontane bir mekan ile cevap veren, sunduğu teknolojik ve erişim çözümleriyle “akıllı otel” olarak değerlendirilen Cloud 7, bölgedeki hesaplı ve üst sınıf konaklama ihtiyacını karşılamak amacıyla yeni 15 otelle büyümeyi hedefliyor. Bu nedenle I-AM konsepti global bir marka ve mimari tasarımı üzerine kurgularken, İstanbul’da olduğu gibi açılacağı her şehrin lokal özelliklerini taşıyacak unsurlara da yer verdi.