Lüks inşaat sektörünü korumak için seferber olan hükümet, politika faizini artırmadı. Dövizin hızla yüksek oranda devalüe olmasını sağladı. Ekonomi krize girdi, ihracat geriledi, büyüme hızı düştü, işsizlik arttı.

 

 

Taraf Gazetesi yazarı Süleyman Yaşar, imalat sanayi ve tarım yerine inşaat sektörü desteklenince ekonominin batmasının kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Lüks inşaat sektörünü koruyacağız derken ekonomi krize girdi. Kısaca ‘inşaatla battık’ dersek herhâlde yanlış olmaz.” dedi.

 

 

İşte Süleyman Yaşar’ın bugünkü yazısı:

“Önceki gün yurtdışına satılan malların Üretici Fiyat Endeksi yayınladı. Buna göre ihraç ettiğimiz malların üretim fiyatları Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 4,69 oranında arttı. Bu arada yıllık fiyat artışı aynı ürünlerde yüzde 12,20 oldu. Yine Türkiye’nin üretip ihraç ettiği dayanıklı tüketim mallarında yıllık enflasyon yüzde 11,60, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 15,74 oldu.

 

 

Gelelim bu kısa açıklamayı niye yaptığımıza…

Yaptık çünkü bu yılın ilk sekiz ayında ihracat her ay gerileyerek yıllık olarak 147 milyar dolara düştü. Oysa yıllık programda ihracat hedefi 173 milyar dolar olarak hedeflenmişti. İşte bu sapmanın nedeni ihraç ürünlerinde yaşanan bu üretim maliyeti oluyor. Çünkü yıl başından bugüne yaşanan yüzde 30 oranındaki devalüasyon son dönemde üretici fiyat enflasyonunu hızla artırdı. İşte bu nedenle artan üretim maliyetleri Türkiye’nin dünyada rekabet gücünü azalttı. Hâlbuki iktidar, yaşanan bu yüksek oranlı devalüasyonun rekabet gücünü çoğaltacağını ve ihracatı artıracağını savunmuştu. Tabii hızlı devalüasyonun etkisi beklendiği gibi olmadı.

 

 

Peki, iktidar niye kısa vadede yüksek oranlı devalüasyona izin verdi?

İzin verdi, çünkü lüks konut ve diğer lüks gayrimenkul satışlarını yani lüks inşaatlara destek vermek için iktidar politika faizini artırmadı. Dolayısıyla dövizin hızla yüksek oranda devalüe olmasını sağladı. Böylece iktidar, konut satışlarının süreceğini düşündü. Ama konut satışları da yavaşladı. Dün yayınlanan konut satış verilerine göre; satışlar Ağustos ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 oranında arttı. Hâlbuki daha önce bu artış oranı yıllık bazda örneğin Haziran 2015’te yüzde 19 düzeyine kadar çıkmıştı. Demek ki dolar 3 lira olunca beklenen lüks konut alıcısı gelmedi.

 

 

Anlayacağınız lüks inşaat sektörünü koruyacağız derken ekonomi krize girdi. İhracat geriledi. Büyüme hızı düştü. İşsizlik arttı. Milli gelir 822 milyar dolardan 772 milyar dolara geriledi. Hâlbuki 2015 yılında hedef milli gelir 850 milyar dolar olarak belirlenmişti. Bu arada Tüketici Güven Endeksi 2008 krizi seviyesine gerilerken tüm sektörlerde güven azaldı. Hattâ inşaat sektörü güven endeksi Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında geriledi. Yani imalat sanayii ve tarım yerine, inşaat sektörü desteklenince ekonomi battı. Kısaca “inşaatla battık” dersek herhâlde yanlış olmaz.”