Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD)’nin “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” için yaptığı açıklama, tekstil sektöründe kadın istihdamının önemine dikkat çekiyor.

Rakamsal veriler göz önüne alındığında tekstil sektöründe çalışanların yaklaşık yarısını kadınların oluşturduğu görülüyor. Bu durum hem kadınların ekonomik özgürlüklerini sağlamak hem de sosyal hayata katılımlarını geliştirmek adına büyük önem taşıyor.

Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TETSİAD)’nin “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” için yaptığı açıklama, 2014’ün ilk 6 aylık döneminde istihdamın en çok arttığı sektörün tekstil olduğunu ortaya koyuyor. Tekstil sektöründe kadınların istihdamı yüzde 50 oranında gerçekleşirken, Doğu ve Güneydoğu yapılan yatırımlarla kadın emeğini en çok değerlendiren bölgeler oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre, tekstil sektöründe çalışanların yarısını kadınlar oluşturuyor. Bu istatistiki veriler, kayıt dışı ile birlikte toplam 1 milyona yakın kadın çalışanın tekstilde istihdam edildiğini ortaya koyuyor. 2014 yılının ilk yarısında en çok işe alımın da tekstil alanında gerçekleştiği göz önüne alındığında; sektörün kadınlar açısından önemi gözler önüne seriliyor.

İstihdam açısından bakıldığında Türkiye’nin en önemli sektörlerinden birisi olan tekstil sektörü, çalışanların cinsiyeti açısından da ülkeye sağladığı fayda ile dikkat çekiyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, birçok sektörde kadın çalışan oranı yüzde 15’in altındayken, tekstil çalışanlarının yüzde 50’sine yakını kadınlardan oluşuyor. Sektörde kayıtlı ve kayıt dışı yaklaşık 2 milyon çalışan olduğu göz önüne alındığında, bu istatistik yaklaşık 1 milyon kadın çalışanın istihdam edildiğini de ortaya koyuyor. Bu durum aile içinde kadınların söz sahibi olması ve sosyal açıdan toplumda daha fazla katılmalarını beraberinde getiriyor.

İstihdamın lokomotifi

Kadın çalışan sayısında önemli bir yeri bulunan tekstil sektörü, aynı zamanda istihdam açısından önemini artırarak koruyor. Kariyer.net’in araştırmasına göre, 2014’ün ilk 6 aylık döneminde istihdamın en çok arttığı sektör olarak tekstil sektörü öne çıkıyor.

Lokomotif sektörler istihdam fırsatlarını önemli ölçüde artırırken, istihdamda başı çeken ilk üç sektör, başvuru yapılan ilan sayılarına göre tekstil, yapı ve üretim olarak sıralanıyor. Tekstilde bir önceki yıla göre yüzde 14 artışla 7 bin 50 iş ilanı yayınlandığı gözleniyor. Endeksin son verisi olan Ağustos 2014’te de tekstil, 6 bin 581 başvuru ile liderliğini sürdürmüş görünüyor.

Doğu ve Güneydoğu’da artan kadın istihdamı

Tekstil sektörü ayrıca Doğu’ya yaptığı yatırımlar ile bu bölgedeki kadın istihdamı sayısını da artırıyor. Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya ve Adıyaman bölgelerindeki tekstil ve konfeksiyon sektörü, istihdam yaratma ve ihracat bakımından ülke genelinde giderek büyüyen payıyla büyük önem kazanıyor. Yatırım teşviki, vergi indirimi ve devlet tarafından sağlanan diğer teşvikler, sektörün gelişmesinde ve istihdam yaratılmasında atılan en önemli adımlar olarak sıralanıyor.

Teşviklerin önemi, tekstil ve konfeksiyon sektörünün yaşatıldığı Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde daha iyi anlaşılıyor. Örneğin, Gaziantep teknik tekstil ve halı sektöründe teşvik alırken, Adıyaman konfeksiyon sektöründe teşvik alıyor ve bu bölgelerin sektörde daha çok geliştiği gözleniyor. Bölgede sayısı 91 bin 790 olan bütün resmi kayıtlı işyerlerinin yüzde 69’dan fazlası tekstil ve konfeksiyon sektöründe faaliyet gösteriyor. İstihdamın Malatya ve Adıyaman’da yüzde 35, Kahramanmaraş’ta yüzde 44 ve Gaziantep’te yüzde 42’lik bölümü tekstil ve konfeksiyon sektöründe yer alıyor. Tekstil sektörünün yapısı gereği bu şehirlerde kadınların istihdam oranı, ortalama istihdam oranının çok üzerinde gerçekleşti. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe kadın işçilerin oranı Gaziantep’te yüzde 24,4, Kahramanmaraş’ta yüzde 17,7, Malatya’da yüzde 22,6 ve Adıyaman’da yüzde 71,8 olarak belirlendi.

Kadınların iş yaşamı süreli artırılmalı

Sektördeki kadın işçilerin en belirgin niteliği yaş aralığı. Tekstil ve konfeksiyon sektöründe çalışan kadınların çoğunluğu 17-25 yaş aralığında bulunuyor. Bu duruma bakarak, kadınlar ancak evleninceye kadar, kısa bir süre iş hayatına dahil olduğu gözlemleniyor.

Bölgede kadınlar için öngörülen çalışma süresi 2-3 yıl. Bu da bir işçinin ortalama düzeyde eğitim alması ve gerekli el becerisine sahip olması konuları göz önünde bulundurulduğunda, oldukça kısa bir zaman olarak dikkat çekiyor. Kalifiye kadın işçilerin işten ayrılma oranının yüksekliği, işçi verimliliğini olumsuz yönde etkilerken, aslında sektör için büyük bir kayıp olarak görülüyor.

İş bölümü açısından incelendiğinde ise dikiş bölümünde baskın olan cinsiyete dayalı bir işbölümü olmadığı ancak bazı bölümlerde erkek işçilerin yoğun olduğu görülüyor. Örneğin dokuma, boyama, ütü ve kesme görevleri daha çok erkek işi gibi algılanırken, tekstil ve konfeksiyon sektörü ile ilgili sadece ev eksenli işler kadın işi olarak görülüyor ve bu işler kadın aile üyeleri tarafından beraberce evde yapılıyor.