Türkiye’de konut kredileri sabit faizli olarak veriliyor.Kredi kullandırıldıktan sonra piyasadaki faiz hareketlerine göre faiz oranında otomatik bir ayarlama yapılmıyor.

Bu durum faiz oranlarının artması halinde tüketiciyi koruyan bir mekanizma.
Faiz oranları düştüğünde ise tüketici herhangi bir müdahalede bulunmadığı takdirde piyasanın üzerinde bir faiz ödemeye devam ediyor.

Kanunen, tüketici kredisini erken kapatabiliyor. Bu da faiz oranları düştüğünde tüketicinin daha ucuza yeni bir kredi alarak ilk kullandığı krediyi kapatabilmesini ve böylece ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz tutarını azaltabilmesini sağlıyor.

Ancak kanun bu tür bir durumda bankanın risklerini ve uğrayabileceği zararları karşılaması amacıyla tüketiciden kalan anapara tutarının yüzde 2’si oranında erken kapama ücreti alınmasına izin veriyor.

Örneğin, aylık yüzde 1,30 faiz oranı ile 100 bin lira kredi kullanan ve bugüne kadar 20 bin lira anapara ödemesi yapan bir tüketici, bugün yüzde 0,90 ile yeni bir kredi kullanarak eski kredisini kapatmak isterse, 80 bin lira anapara tutarına ilave olarak bunun yüzde 2’si olan 1.600 lirayı da ödemesi gerekiyor.

Bu tüketici bugün itibariyle bu 1.600 lira erken ödeme ücretini ödemekle birlikte, ileriye dönük olarak ödeyeceği faiz oranını yüzde 1,30 dan yüzde 0,90’a indirmiş oluyor.
Sonuç olarak konut kredisi yeniden yapılandırılırken erken ödeme ücretinin, yeni kredinin dosya masrafları ve her iki kredinin faiz oranı arasındaki farka göre bir hesaplama yapılması gerekiyor. Bu hesaplama sonucunda lehe bir durum ortaya çıkıyorsa kredinin yeniden yapılandırılması faydalı.

Yeniden yapılandırmadaki en önemli etkenlerin eski kredinin faiz oranı, kalan vadesi, erken ödeme ücreti, yeni kredinin faiz oranı ve dosya masrafı.

Bunları bir hesaplama tablosuna yerleştirip, sonuç olarak krediyi yapılandırmanın lehe bir durum getirip getirmediği görülmeli. Tüketicinin lehine bir durum oluşuyor ve cebinden çıkacak toplam tutar azalıyorsa yapılandırmanın gerekli olduğunu söyleyebiliriz.

Mevcut faiz oranınız yüzde 1,10 ise yüzde 0,95 sizin için doğru bir oran olabilir. Doğru oran mevcut kredinin faiz oranı, erken kapama ücreti, kalan vade, yeni kredinin dosya ücretine göre değişiklik gösterebilir. Yüzde 1,30 oranının altında kredi kullanmış olanlar için özel bir durum bulunmuyor. Hangi orandan kredi kullanmış olursanız olun, faiz oranlarındaki düşüş size avantaj sağlıyor olabilir. Bu nedenle belirtilen hesaplamayı tüm tüketicilerin kendi özel durumlarına göre yapmalarında fayda var

Kredinin yeniden yapılandırılmasında kalan vadenin etkisi önemli.
Kalan vade örneğin iki ay ise, iki ay için yüzde 2 erken ödeme ücreti ve üzerine ilave bir dosya masrafı ödenmesi anlamsız olacaktır. Kalan vade ne kadar uzunsa, yeniden yapılandırma sayesinde elde edilen avantaj da o kadar fazla olur.

Aynı bankada yeniden yapılandırma yapılabiliyorsa elbette daha avantajlı. Halihazırda gayrimenkul üzerinde söz konusu bankanın ipoteği olduğundan tekrar bir tapuda işlem gerekmeyecek.

Ancak başka bir banka ile yeniden yapılandırma yapılıyorsa eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipotek koyması gerekecek ve bu işlemler için tapuda ödenecek harçlar ilave bir maliyet unsuru olacak.

Ayrıca bankalar bazı durumlarda kendileri krediyi yeniden yapılandırdıklarında bunu bir erken ödeme gibi görmemekte ve erken ödeme ücreti talep etmemektedir. Bu da önemli bir avantaj sağlayacaktır.

Eline toplu para geçen bir tüketici için kredinin kapatılması doğru olacaktır.
Bu para bankaya mevduat olarak konulduğunda faiz geliri elde edilebileceğini, ancak konut kredisi için ödenen faiz miktarı her zaman daha yüksek olacaktır.

MALİYETLER

Mevcut kredinin erken ödeniyor olması nedeniyle kalan anapara borcunun yüzde 2’si tutarındaki erken ödeme ücretine, yeni kredinin dosya açma ücretinin de eklenecek. Ayrıca yeniden yapılandırma farklı bir banka üzerinden olacaksa tapuda eski bankanın ipoteğinin kaldırılması ve yeni bankanın ipoteğinin konması da ilave bir maliyet anlamına gelecektir.

Ancak hali hazırda ödenmeye devam edilen kredinin faiz oranı ile yeni alınan kredinin faiz oranı arasındaki fark yeterince büyükse, tüm bu ek masraflara rağmen yeniden yapılandırma daha avantajlı olacaktır.